MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 gün ve 2011/132-2011/65 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/02/2014 gün ve 2012/7506-2014/2109 sayılı kararı aleyhinde davalı Banka vekili ile borcu üstlenen TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesi'ne 25.500 TL yatırdığını, paranın müvekkilinin bilgisi dışında off-shore bankasına aktarıldığını, daha sonra ...'a el konulması üzerine müvekkilinin parasını almak üzere bankaya müracaat ettiğini, ancak müvekkilinin sürekli oyalandığını ve parasının ödenmediğini, toplanan paranın Kıbrıs'a gönderilmeyip ... nezdinde açılan hesaba yatırıldığını, ... bankası ile ... A.Ş. arasında organik bağ bulunduğunu, her ne kadar off-shore bankası davalıdan farklı bir tüzel kişiliğe sahip ise de tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereğince müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 25.500 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, off shore bankası ile farklı tüzel kişiliğe sahip bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin davacının bilgisi dışında işlem yapmadığını ve davacının iradesini yanıltmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, diğer davalılar vekilleri ise davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, kayıtlar üzerinde yurt dışında faaliyet gösteren ... ... Ltd. Şirketi'ne gönderilmiş gibi gösterilen paranın bu şirkete gönderilmediği, mudilerden toplanan paranın davalı banka yöneticisi ve hakim ortağı ...'e ait şirketlere usulsüz krediler sağlanmak suretiyle tüketildiği, yurt dışında kurulu bulunduğu söylenen off-shore şirketinin dolandırıcılık amacıyla kurulduğu, davalı banka ile bu şirket arasında organik bağ bulunduğu, gerek mevduat zamanaşımı süresi gerekse uzamış ceza zamanaşımı süresi gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı banka (TMSF) hakkındaki davanın kabulüne, 25.500 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte
davalı Banka ve TMSF'den tahsiline dair verilen kararın davalı banka vekili ile borcu üstlenen TMSF vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 07.02.2014 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davalı Banka vekili ile borcu üstlenen TMSF vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekili ile borcu üstlenen TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekili ile borcu üstlenen TMSF vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı Banka'ya iadesine, karar düzeltme isteyen borcu üstlenen TMSF harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.