MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2013 gün ve 2011/84-2013/16 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 03/03/2014 gün ve 2013/14416-2014/3949 sayılı kararı aleyhinde davalı ile ihbar olunan vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş'de mevduat hesabı olduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile paralarını off-shore hesabına yatırdığını, ancak paranın hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, ... A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, mudilerin banka personelinin hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek 1.000,00 TL'nin 17.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ... 40. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012-182 E ve 2012-193 K sayılı kararı ile birleşen dosyada ise aynı gerekçelerle davalılardan 12.000,00 TL'nin 17.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. ve ihbar olunan ... vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ... Off-Shore Ltd'ye ... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, ... Bankası A.Ş'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.000,00 TL'nin 17/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair tesis edilen karar, davalı ile ihbar olunan vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce düzelterek onanmıştır.
Davalı ile ihbar olunan vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-İhbar olunan ... vekili her ne kadar Dairemizce verilen düzeltilerek onama kararı aleyhine karar düzeltme yoluna başvurmuşsa da, davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmadığı, aleyhine hüküm oluşturulmadığı ve aynı nedenlerle yaptığı temyiz başvurusunun hukuki yararının bulunmadığından bahisle Dairemizce reddine karar verildiği görülmekle, düzeltilerek onama ilamı aleyhine karar düzeltme yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, ihbar olunan vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK'nun 442. maddesi uyarınca reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunanın karar düzeltme dilekçesinin reddine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy