MAHKEMESİ: ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 gün ve 2010/218-2013/75 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.03.2014 gün ve 2013/17658-2014/5867 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına TPE nezdinde tescilli olan “...” ibareli 2008 00881 tescil no'lu markanın 556 sayılı KHK'nın 7. ve 8. maddeleri kapsamında haksız ve kötü niyetli olarak tescil edildiğini, “...” ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek; davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının, davalı tarafın marka tescil tarihinden önce markasına ilgili sektörde uluslararası tanınmışlık kazandırdığı, davacı tarafın dava konusu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalı markasında kullanılan maximax kelimesinin Türkçe bir anlamının bulunmadığı, tüketici nezdinde güçlü bir ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu suretle davalının markasının “...” kök markasından türetilmiş bir marka görünümünde bulunduğu, tescil edildiği ürünlerin de benzer olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde taraf markaları arasında iltibas meydana geleceği, davalının lisansa dayalı bir tescil hakkının bulunmadığı, geçen süre dikkate alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasına da itibar edilmeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı adına TPE nezdinde tescilli “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy