MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 gün ve 2007/28-2012/73 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/03/2014 gün ve 2013/498-2014/5136 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ... Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, müvekkili firmanın 1984’lü yıllardan bu yana fuar, sergi ve kongre organizasyonu sektöründe faaliyet gösteren Türkiye’nin önde gelen bir organizasyon firması olduğunu, özellikle ... markası ile 25 yıldır düzenlediği Uluslararası Yatçılık ve Su Sporları Fuarı ile Dünya çapında tanınmakta bulunduğunu, ... markasının 35, 41 ve 42. sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıların ... markasını izin almaksızın ... adı altında düzenlenen teknecilik ve yatçılık fuar organizasyonunda kullandığını, davalıların kötü niyetli bulunduklarını, kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabet durumunun tespitini, davalıların müvekkil markasını kullanmasına yönelik her türlü eylemin önlenmesini, basılmış evrak vs.nin imhasını, hükmün gazetelerde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, fuar adı olarak “... Şekil+ ...” ibaresinin düşünüldüğünü, ... ibaresinin Tekne Fuarı anlamında uluslararası alanda herkes tarafından kullanıldığını, belirli bir meslekle ilgili genel bir tabir olduğunu, markalar arasında birbirinden ayırt edilmesine yarayacak çok sayıda unsurun olduğunu, iltibas durumunun ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ... ibaresinin ayırt edici özelliği olmayan tasviri nitelikli ibarelerden bulunduğu, davacı adına tescilli “...+... şekli” markasından doğan marka hakkı korumasının markayı oluşturan işaretin bir bütün olarak oluşturduğu kompozisyon ile sınırlı tutulması gerektiği, davalı tarafın kullanımının ise "... şekli + ... ..." şeklinde olduğu, davalı tarafın dava tarihi itibariyle tescilli bulunan markasını tesciline uygun olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy