Taraflar arasında görülen davada verilen 20/01/2012 tarih ve 2011/183-2012/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 24/11/2008 tarihinde yaptığı uyarınca davalıdan 2009 yılı Şubat ayından Ekim ayına kadar 9 aylık ayda 18.920,00'TL'den olmak üzere toplam 170.280,00 TL ve bunu KDV'si olan 30.650,00 TL olmak üzere toplam 200.930,00 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek bu alacağın banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelini 24/11/2008 tarihli sözleşmenin oluşturduğunu, 13/10/2008 tarihinden itibaren davacıdan maliyet kontrolü hizmeti alınmaya başlandığını, daha sonra müvekkili şirketin inşaatın ertelenmesi ve hizmeti grup şirketlerinden almaya başlaması üzerine 2009 yılı Ocak ayı sonu itibari ile hizmet alımının durdurulduğunu, devam eden aylara ilişkin hizmet bedeli istenmesinin yasal dayanağının olmadığını, 2009 yılı Ocak ayından sonra davacı tarafın hizmet siparişi vermediğini ve fatura düzenlenmeden hizmet bedeli istenmesinin haklı dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun aradaki sözleşme uyarınca hizmetin verilip verilmediği ve hizmetin kesilmesinden sonra ve öncesinde davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, bu itibarla tarafların ticari defterleri üzerinden yaptırılan inceleme sonucunda gerek davacı defterleri gerekse davalı defterlerinde davacının dava konusu yapılan sözleşme uyarınca davalıdan alacaklı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy