Taraflar arasında görülen davada verilen 16.04.2006 gün ve 2005/532-2006/529 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.09.2007 gün ve 2006/8483-2007/11316 sayılı kararı aleyhinde davacı ... mirasçıları vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle 14.12.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, davalı ihraç kararı ve karara esas alınan ihtarnameleri müvekkilinin kooperatif adresinde oturduğunu bildiği halde eski adresine gönderdiğinden itiraz haklarının kullanılamadığını, ilk ihtardan sonra müvekkili 813.150,00 TL yatırdığı halde diğer ihtarın gönderildiğini, 2001 yılı borcu davalının banka hesabına yatırıldığı halde davalının bu ödemeleri kabul etmediğini, ancak müvekkilinin ihraçtan sonraki 22.6.2002 ve 24.5.2003 tarihli genel kurullara çağrıldığını, kendisine yapılan 30.08.2003 ve 28.1.2005 tarihli tebligatlar ile ödeme yaptığı takdirde üyeliğinin devam edeceğinin bildirildiğini, bu nedenlerle müvekkili hakkındaki ihraç kararının batıl olduğunu, daha sonra müvekkiline ait dairenin muvazaalı olarak başkasına satıldığını ileri sürerek davacının halen kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, aidat borçlarını ödemesi halinde yeniden ortaklığa kabul edileceği bildirildiği halde ödeme yapmadığından yeniden üyeliğe alınmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkındaki ihraç kararının batıl olmadığının ve iptali için süresinde dava açılmadığının tespit edildiği, davacıya yeniden üyelik için imkan tanındığı halde verilen süre içinde aidat ve vade farkı borçlarını ödemediği, sadece genel kurula davetin üyeliğe kabul için yeterli sayılmasının hakkın kötüye kullanılmasına izin vermek mahiyetinde olacağı, bu durum çelişkili davranış yasağına aykırı olduğundan bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.09.2007 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı ... mirasçıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... mirasçıları vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 08,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak gelir kaydedilmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy