MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2013 tarih ve 2010/262-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oto bakım ve temizliği yapan iş yerine yardımcı olan aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan akrabası davalı Murat Pehlivan’ın müvekkilinden habersiz davalı bankadan müvekkili adına çek karnesi aldığını ve 111.230,00 TL tutarındaki 25 adet çek yaprağını müvekkili adına imzalayarak kullandığını, hacizler gelmesiyle müvekkilinin durumu öğrendiğini, bu olay dolayısıyla müvekkilinin gayet iyi çalışan işyerini kapatmak zorunda kaldığını, ...’de satış müdürlüğünü yaptığı iş yerine gelen haciz ihbarnameleri sebebiyle bu işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin evinin satılmak üzere olduğunu, arabasının haczedildiğini, hiçbir yerde çalışamadığından geçimini ailesinin ve yakınlarının sağladığını, çevresinde dolandırıcı gözüyle bakıldığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ile müvekkilinin müşterisi olduğunu, bankaya ticari işletmesi ile ilgili bankacılık işlemlerinin yeğeni olan işçisi davalı Murat tarafından yapılacağını bildirmek suretiyle bankada güven oluştuğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının hesaplarını kontrol etmemesinin hayatın olağan akışıyla çeliştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bu çeklerden bazılarına dayanılarak yapılan icra takiplerine karşı çekleri benimseyen tutum içinde olması karşısında davacının söz konusu çeklerden haberdar olduğu veya en azından ortaya çıktıktan sonra kabullendiği, davacının iddia ettiği zararla bankanın eylemi arasında sebep sonuç bağı bulunmadığı, davacının işi terk etmesinin sebebinin piyasaya borçlanmasından kaynaklandığı gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden ise dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy