MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 gün ve 2010/87-2013/255 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/02/2014 gün ve 2013/13857-2014/3786 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında müvekkilinin dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'deki hisselerinin adı geçene devredilmesi konusunda protokol düzenlendiğini, diğer davalının da kefil olarak bu protokolü imzaladığını, müvekkilinin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının ise şirkete ait aracı sözleşmede öngörülmesine rağmen devretmediğini, davalıya yapılan ihtarların da sonuçsuz kaldığını, bu nedenle yine sözleşme ile belirlenen cezai şartın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların icra takibine haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduklarını ileri sürerek, davalıların borca vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının kusuru nedeni ile müvekkilinin edimini yerine getiremediğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı ..., kefalet koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasında imzalanan 02.04.2009 tarihli hisse devir protokolü ile davacının, ... Ticaret Limited Şirketindeki hissesinin tamamının davalı ...'a devredileceğinin, şirkete ait taşıtlardan ... plakalı aracın 30.05.2009 tarihine kadar davacı tarafından muvafakat edilecek birine masraflar devredene ait olmak üzere bila bedel devredileceğinin, aracın her türlü borcunun ... tarafından ödeneceğinin ve borçsuz olarak devre hazır hale getirileceğinin, aksi halde ...'ın davacıya 35.000 Euro cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının şirketteki hissesini davalı ...'a devrettiği, buna karşılık araç devrinin gerçekleşmediği, dolayısıyla anılan davalının sözleşmede öngörülen cezai şarttan sorumlu bulunduğu, ancak cezai şart miktarının aşırı olduğu, devir konusu aracın değeri ile kararlaştırılan cezai şart tutarı, adalet ve nesafet ilkesi gözetildiğinde TBK'nın 182/3. maddesi uyarınca cezai şartın yarı oranında indirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 37.679,25 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, yasal şartları bulunmadığından icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 28.02.2014 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davalılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.