MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/05/2012 gün ve 2003/349-2012/195 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/03/2014 gün ve 2012/15762-2014/5576 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin acentesine 28.3.2003 tarihli başvuru formu ile banka birikim sigortası yaptırmak için müracaatta bulunduğunu ve bir yıllık sigorta prim bedeli olan 15.000 Euro'yu ödediğini, ancak davalının başvuruyu reddederek, ödenen primin ilgili acenteden geri alınmasını ihbar ettiğini, bu bildirim üzerine acentenin bulunduğu adrese gidildiğinde acentenin adreste olmadığının görüldüğünü, bu konuda davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, ödenen prim bedellerinin tahsili amacıyla yapılan takibe davalının bahse konu primi alanın acente olup, acentenin kendilerini dolandırdığı ve hatta müvekkilinin dahi bu dolandırıcılığa dahil olabileceğini iddia edip prim iadesi ile acentenin yükümlü olduğunu belirtilerek itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı acente ile yapılan acentelik sözleşmesinin 4. maddesine göre acentenin, poliçenin şirket merkezi tarafından tanzim edilip gönderilmesinden önce prim tahsil ederek makbuz kesme yetkisi olmadığını, acente ile yapılan sözleşmenin feshedildiğini ve olaya ilişkin olarak yapılan suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sigorta acentesine birikim sigortası yaptırmak için başvuruda bulunduğu, davacı ve acente tarafından formun imzalandığı, 15.000 Euro prim bedeli tahsil edildiği, ceza mahkemesi dosyasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, davacının acenteye ödediği primden davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, davalı ile acente arasındaki iç ilişkinin davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.03.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy