Taraflar arasında görülen davada verilen 03/04/2013 tarih ve 2012/57-2013/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan dava dışı sigortalıya ait emtianın davalı tarafından taşındığını, sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda ve gözetiminde trene yüklendiğini, ancak emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, 3.861,52 USD hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, sigortalının haklarına halef olunması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafından haksız ve yersiz itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahkim itirazında bulunarak, hasarın mahkemece tayin edilen bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmemiş olması nedeniyle dava hakkının düştüğünü, davacı sigortacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, 1 yıllık hak düşürücü süresinin geçmiş olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlıkta yükün varma yerinde hasar tespit edilmiş bulunduğundan tespit edilmiş olan bu hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu, davalı tarafından taşınmış olan yükte taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalının taşıyıcı sıfatıyla sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun faiz dahil 6.018,32 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve vagona yüklemenin davalı tarafından yapılmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy