Taraflar arasında görülen davada verilen 05/12/2012 tarih ve 2011/183-2012/906 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin eşi olduğunu, davalının kendisine sosyal bir güvence sağlamak üzere müvekkiline ait olan müvekkili tarafından işletilenadlı iş yerinin vergi kaydının kendisi üzerine çevrilmesini fırsat bilerek, 2002 yılında müvekkili üzerine açılan ve yıllardır müvekkili tarafından işletilen, yönetimi tamamen müvekkiline ait olan işyerinin devredilmesine karşı çıkarak el koyduğunu, müvekkilinin dükkana dahi girmesine engel olduğunu ve bir takım şahsi ve özel nitelikli evrak ve eşyasını almak için işyerine giren müvekkilini hırsızlıkla suçlayarak müvekkilini şikayet ettiğini,simli işyerinin müvekkilin kendi parası ve emeğiyle açıldığını, davalının bu işyerinde bir hakkı ve malı olmadığını, sadece vergi kaydı davalı üzerinde olan adlı iş yerinin davalıya gerçek bir devir ve satış yapılmadığını, davalının hiçbir bedel ödemesinin söz konusu olmadığını, davalının söz konusu işyerinde herhangi bir emeği ve çalışmasının olmadığını ileri sürerek, dava konusu ticari malların ve demirbaş eşyanın halen davalı yedinde bulunduğunun tespitine, dava konusu ticari mallar ve demirbaş eşyanın müvekkile ait olduğunun tespitine ve müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davaya konu kırtasiyenin vergi kaydının davalı adına olması, faturaların davalı adına kesilmesi, davacı tarafından kırtasiyenin içindeki malzemenin kendisine ait olduğu yönünde dosyaya yazılı hiç bir delillin sunulmaması, taraflar arasında inançlı işlem olduğuna dair davalı ve davacının beyanı el ürünü olan hiç bir belgenin dosyaya sunulmaması ve davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy