MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 tarih ve 2012/151-2013/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/28503 sayılı başvuru ile “...” ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, başvuruya davalı şirketin “...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazı üzerine başvurularının reddedildiğini, ret kararına karşı itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da TPE YİDK’nın 2012-M-1384 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusunun redde mesnet markalar ile karıştırılabilecek derecede benzer olmadığını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2012-M-1384 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu başvuru ile davalı şirkete ait markalar arasında görsel, işitsel ve genel görünüm itibariyle güçlü benzerlikler bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; başvurunun, davalı markaları ile okunuş, görünüm ve genel izlenim olarak benzer olduğu, en azından idari, ticari, ekonomik bağlantı olduğu yanılgısı ve riskinin mevcut olduğu, kapsamındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğu, bu anlamda aralarında iltibas tehlikesi bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı ,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy