MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2013 gün ve 2011/177-2013/98 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.03.2014 gün ve 2013/15291-2014/4255 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin 1994 yılından beri bronz mobilya üretim işi ile uğraşmakta olup "...+şekil" ve "...+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, 2009 yılında kurulan ve müvekkili ile aynı cadde üzerinde aynı işi yapan davalı şirketin müvekkili markaları ile karışıklığa sebep olacak şekilde "..." ve "..." yazmak suretiyle tescilli marka haklarına tecavüz ettiğini, ... müvekkili şirketin eski çalışanı ise de isminin kullanımının 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüstçe bir kullanım olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinini, 10.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere KHK'nın 66/c. maddesi uyarınca hesaplanacak yoksun kalınan kazanca istinaden 10.000 TL tazminatın ihtarname tebliğinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalının bu kez müvekkili markasıyla iltibas oluşturan "..." ibaresini kullandığından bahisle marka hakkına tecavüzün tespiti durdurulmasını, 10.000 TL manevi, şimdilik 1.000 TL maddi, KHK'nın 66/c maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 06.03.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy