MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.03.2014 tarih ve 2014/29-2014/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu ve müvekkilinin faturaya dayalı alacağını davalıdan tahsil edemediğini, tahsil amacıyla başlatılan icra takibine ise davalı tarafça itiraz edildiğini, itiraz tarihinden sonra icra takibine konu borç için davalının ödeme yaptığını, böyle bir davranışın borcu ikrar anlamına geldiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve ilk takip tutarı üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan borç bakiyesinin davacının talep ettiği miktarda olmadığını, döviz cinsinden alacak talebinin yerinde bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davanın kabulü ile, alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/10784 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine, davalı borçlunun 1.762 USD asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, 1.762 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesi suretiyle devamına, takip talebinde belirtilen asıl alacağın % 40 oranı olan 1.230,27 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.