MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2014 tarih ve 2013/202-2014/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in 2010/46394 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 2009/10200,2007/53735, 2008/51511 sayılı “.“..” ibareli vb. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK'nIn 2013-M-2632 sayılı nihai kararıyla reddedildiğini, oysa markanın müvekkil markalarına karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzer olduğunu ve reddinin gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., markaların benzer olmadığını, .... takısı olan birçok markanın bulunduğunu, 1999 yılından beri üzerinde çalıştığı bir cihazın adı olduğunu, 2009/07930 sayılı patentin konusunun bu cihaz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markalarının finansal hizmetlere ilişkin öneklerle birlikte “...” sonekini alan sözcük markaları olduğu, davalı markasının ise “...” ibaresi önek alınarak ... ibaresiyle birleştirilen sözcük markası olduğu, “...” sözcüğünün günlük hayatta “...” ile özdeşleştiği, “...” ibaresinin “..” ibaresinin kısaltması olduğu, umumiyetle otomatik işlem yapan malları tanımlamak için kullanılan bir ek olduğu, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre karşılaştırıldığında, her ne kadar tescil kapsamları aynı ise de davalı markasının “...” ile yapılan otomatik işlemleri, davacı markalarının ise bankacılık sektöründeki hizmetleri telmih ettiği, başvuru markasının tescilinin KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimaline yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy