Taraflar arasında görülen davada Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.01.2011 gün ve 2009/142-2011/12 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.09.2013 gün ve kararı aleyhinde asıl ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ibaresini içeren 1., 29., 30., 31. ve 32. sınıf ürünleri kapsayan ve sayılı tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı ...’ün 20.06.2007 tarihinde ibare ve biçimli 29. ve 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, kod numarası verilen başvurunun lânı üzerine müvekkilinin iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak tarafından sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, ibareli markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek kararının iptaline ve tescil olunan markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, markanın devredilmesi karşısında aynı taleplerini birleşen dava ile diğer davalılara da yöneltmiştir.
.../...
-2-
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...’e usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca asıl ve birleşen dosyalarla mecburi dava arkadaşı konumundaki ’ye karşı açılan davanın reddine, birleşen dosyada asıl davadaki taleple kendisine yeniden dava açılan bakımından süresinden sonra açılan davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davanın davacısı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davanın davacısı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarakgelir kaydedilmesine, 28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy