MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2014 tarih ve 2013/230-2014/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin, dava dışı ... Tur Turizm Seyahat ve Tic. Ltd. Şti'den olan alacağının tahsili amacı ile Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 12023 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, icra dosyasında borçlu şirkete tebligat yapılması amacı ile şirketin ... kayıtlarının istendiğini ve şirketin 01.01.2008 tarihinde tasfiye kararı aldığını, davalı ...'ın da tasfiye memuru atandığının anlaşıldığını, ödeme emrinin davalı tasfiye memuruna 06.02.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibine konu cari hesap alacağının ve esasında faturalara dayanan alacağın şirketin tasfiyesine karar verilmeden önce doğduğunu, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak ... Tur'un tüm alacaklarını ve borçlarını TTK'nın amir hükümlerine uygun olarak tasfiye etme görevini üstlendiğini, davalının şirket alacaklarından adresi bilinenlere bizzat yazılı tebligat ile, adresi bilinmeyenlere gazete ilanı ile şirketin tasfiyesini haber vermek olduğunu ancak bu görevini yerine getirmediğini, davalıya muhtıra çıkarıldığını, davalının muhtıraya cevap olarak, "adı geçen şirketin tasfiye bilançosunun henüz hazırlanmadığını, hazırlanmama sebebinin ise, devlete olan sigorta ve vergi borçları olduğunu, bu borçlar henüz kapatılmadığından ve şirketin herhangi bir geliri ve malı bulunmadığından bu işlemlerin tamamlanamadığını, daha önce şirketin mevcut mal varlıklarının ise haciz yoluyla el konulduğunu ve satıldığı" şeklinde beyanda bulunduğunu, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça, hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu bulunduğunu, sorumlu olmadığının ispat yükü davalıda olduğunu, davalının yasal sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu sebeple davacı müvekkilinin icra dosyasındaki asıl alacak ve dosya fer'ileri kadar zararının doğduğunu, icra takibinden kaynaklanan icra giderleri, faizler ve yasal vekat ücretleri ile asıl alacak miktarı olan 8.588,99 TL de dahil olmak üzere ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 12023 Esas sayılı dosyasındaki takip borcunun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından, Türk Ticaret Kanunu 553/1. maddesinde "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." İbaresinin bulunduğu, maddede somut bir zarardan bahsedildiği, tasfiye memurunun yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı oluşan somut bir zararın olmasının gerektiği, davacının sırf tasfiye memurunun davranışı nedeniyle alacağına kavuşamamasının şart olduğu, oysa davacının alacağına kavuşamaması tasfiye memurunun ihmalinden değil, şirketin mal varlığının bulunmamasından kaynaklandığı, davacının ihtimaller üzerinden hareket ederek alacağına kavuşma şansının bulunduğunu düşünse de, somut bir ihtimalden bahsetmediği, ayrıca tasfiye memurunun davranışı ile davacının alacağına kavuşamaması (zarar) arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığı, davacı şirket alacaklısının kendisine tanınan hakları kullanmaktan (masraf vs gibi çeşitli sebeplerle) kaçınarak, zararının oluşmasında tasfiye memurunun sorumlu olduğunu iddia etmesinin iyiniyetli de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy