MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2013/59-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin essence+şekil ibare ve biçimli 14 ve 21.sınıf ürünleri içeren 2002/16259; essence+şekil ibare ve biçimli 4, 8, 16, 21 ve 26. sınıf ürünleri içeren 2005/50292 ve essence+şekil ibare ve biçimli 3.sınıf ürünleri içeren 2010/63254 sayılı markaların sahibi olduğunu, anılan işaretin OHIM dahil birçok ülkesel tescilinin bulunduğunu, ayırt edicilik ve tanınmışlık vasfı bulunduğunu, Türkiye'de de Eczacıbaşı Girişim aracılığıyla ürünlerinin piyasaya sunulduğunu, essence ibaresinin Türkçe'de esas, öz, temel ve asıl gibi birçok karşılığının bulunduğunu, bu nedenle parfümeri ve baz yağlar ürünleri için 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi kapsamında vasıf bildirici bir işaret olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, hatta OHIM nezdindeki başvurularına karşı gerçekleşen bu yöndeki itirazın işaretin ayırt edici bulunduğu ve vasıf bildirici olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, buna karşın müvekkilinin 29.03.2011 tarihinde gerçekleştirdiği 3.sınıftaki parfümeri ve baz yağlar ürünlerini içeren “essence+şekil” ibareli, 2011/63902 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından, işaretin ayırt edici bulunmadığı vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinin c bendi hükmü mesnet alınarak reddedildiğini, müvekkilinin "işaretin ayırt edici bulunduğu, vasıf bildirici olmadığı ve uzun süreli kullanımla ayırt edicilik kazandığı" gerekçesiyle ret kararının kaldırılması amacıyla yaptığı itirazın ... tarafından 2013/M-143 sayılı kararla nihaî olarak red edildiğini ifade ederek, hukuka aykırı ... kararının 3. sınıf ürünler bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 3. sınıftaki parfümeri ve baz yağlar ürünleri için 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi kapsamında vasıf bildirici bir işaret olduğunu, bu nedenle işaretin bir teşebbüsün mallarını başka bir teşebbüsün mallarından ayırt etme koşulunu sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu işaretin somut olarak ayırt edicilik taşıdığı, uzun yıllardan beri davacının ürünlerini essence+şekil işareti ile tanıttığı, işareti kendisine bağladığı, ticarî hayatta essence+şekil ibareli ürünleri ile bilindiği ve yer tuttuğu, başvuru konusu essence+şekil ibareli işareti gören normal düzeyde bilgilendirilmiş ve makûl ölçüde dikkatli ve düşünceli tüketicinin hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan, doğrudan doğruya, 3. sınıftaki parfümeri ve baz yağlar ürünlerini aklına getirmesinin mümkün bulunmadığı, Türkiye'de başvuru konusu işaretin parfümeri ve baz yağlar olarak algılayabilecek ortalama tüketici sayısının, bu ürünlerden yararlanacak olanların sayısı içerisinde oldukça düşük bir oranda bulunduğu, bir an için başvuru konusu işaretin yabancı lisanda vasıf
bildirici olduğu kabul olunsa bile bu ret nedeninin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, başvuru konusu işaretin tüm Avrupa Birliği ülkelerini kapsar biçimde OHIM'de tescilinin bulunduğu, hatta İngilizce konuşan ülkelerde dahi aynı ürünler için tescilinin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ...'nın 2013/M-143 sayılı kararının başvurunun 3. sınıftaki parfümeri ve baz yağlar ürünleri yönünden reddi bakımından iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy