Taraflar arasında görülen davadaverilen 11.11.2011 gün ve 2010/168-2011/221 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.09.2013 gün ve 2012/1772-2013/15634 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 17.09.2008 tarihinde kötü niyetli olarak "ibare ve biçimli 24.sınıftaki dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar; ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine iltibas ve tanınmışlık vakalarına dayanılarak kötü niyetli başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce olarakarafından 2009/M-2429 sayılı kararla "taçmahal” ibaresinin başvuru sahibi adına 2006/736 sayı ile 24.sınıf ürünler için marka olarak tescilli bulunduğu, ortalama tüketicilerin” taçmahal” ibaresini bir bütün olarak algılayacağı, “taç “ibareli markalarla karıştırmayacağı ve ilişkilendirmeyeceği, başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini, başvurucu adına tescilli ibareli 05.01.2006/736 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle esas sayılı dosyasında açtıkları davanın kabul edildiğini ifade ederek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve kötü niyetli davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy