MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2011 gün ve 2011/142-2011/327 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.10.2013 gün ve 2012/10-2013/17427 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar aleyhine açılan 2001/678 Esas sayılı davada, müvekkilinin “...” adlı yayınevinin sahibi olduğu, 1996 yılında “...” adlı ilaç rehberini yayınladığı, FSEK hükümleri gereğince yayın üzerindeki tüm maddi ve manevi hakların kendisine ait bulunduğu, davalıların “...” adı ile aynı ilaç rehberini bastırıp dağıtmak suretiyle kendisine ait kitabı izni olmadan kullandıkları ve haksız rekabette bulundukları iddiasına dayandıklarını, yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verildiğini ve kararın temyiz aşamalarından geçmek suretiyle de kesinleştiğini, ancak davalıların eser sahibi olmayıp, müvekkilinin sahibi olduğu ... tarafından hazırlanarak yayınlanan eserin yapımı sırasında müvekkilinin hizmetinde çalıştıkları, esere FSEK hükümleri kapsamında maddi ya da manevi hak doğuracak bir katkılarının olmadığı hususlarının ileri sürülmüş olmasına rağmen bu hususları kanıtlayacak delillerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davaya konu eserin sahibi müvekkilinin sahibi olduğu yayınevi olup, yayınevi tarafından bu konuda ilaç şirketlerine yazılar yazıldığını, ilaç şirketlerinin de yayınevine cevabi yazılar gönderdiğini, bu yazıları yeni bulduklarını, bu yazıların daha önce verilen kararı etkileyecek nitelikte olduğunu ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi suretiyle kesinleşen kararın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/10 Esas, 2013/17427 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve somut olayda HUMK'nın 445/1. (HMK'nın 375.) maddesinde öngörülen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin gerçekleşmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy