MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2011/557-2012/623 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ... A.Ş. yönetiminin ...'na devredildiğini, bu bankaya yatırdığı 501,00 TL'nin ... hesap olduğu gerekçesiyle ödenmediğini, ancak, mevduatın ... niteliğinin bulunmadığını, paranın ... dışına gönderilmeyip ...'ta kaldığını, bütün işlemlerin ... A.Ş. tarafından yapıldığını, Kıbrıs'taki bankanın paravan bir şirket olarak kurulduğunu, ... A.Ş. yönetim kurulu başkanı ...'in açılan hesabın ... olduğunun saklanması talimatını çalışanlara verdiğini, böylece müşterileri aldattığını, bu sebeple şahsi sorumluluğunun doğduğunu ileri sürerek 501,00 TL'nin el koyma tarihi olan 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 04.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 13.150,00 USD'ye çıkartmıştır.
Davacı vekili, 13.11.2001 tarihli dilekçesi ile ... A.Ş'nin ... A.Ş. ile birleştiğini ileri sürerek ... A.Ş'yi de davaya dahil etmiştir.
Davacı vekili 18.11.2011 tarihinde davalı ... hakkındaki, 27.12.2012 tarihinde de ... ve ... Holding A.Ş. hakkındaki davalardan feragat etmiştir.
Davalı ... Holding A.Ş. vekili, müvekkilinin ... bankasında hissedar ya da kurucu vasfının bulunmadığını, tüzel kişiliklerinin ayrı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, ... bankasına yatırılan mevduattan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın idari yargı merciilerinde görülmesi gerektiğini, sigorta kapsamında kalmayan ... hesaplarının ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, hesabın ... bankasında açıldığını, müvekkilinin sadece havale talimatını yerine getirdiğini, bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin davalılar ..., ... ve ... Holding A.Ş. hakkındaki davasından feragat ettiği, davacının parasını yatırdığı ... ve Kredi Bankası A.Ş'nin ... tarafından devredildiği ... ’ın da unvan değişikliği ile ... A.Ş. adını aldığı, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen kararında ve denetime elverişli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği gibi, davacının banka çalışanlarınca yanıltılması ve aldatılması sonucu iradesinin fesada uğratılarak, ...’ta değerlendirme iradesi ile yatırdığı parasının off-shore hesabına aktarılmasının sağlandığı, adı geçen bankaya yatırılan paraların Devlet güvencesinde olmadığı ve riskli olabileceği hakkında davacıya bilgi verildiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığı, bu durumun ... yönetici ve bir kısım çalışanları yönünden haksız fiil oluşturduğu, ...'nın 321/son md. kapsamında bu haksız fiilden ve mali sonuçlarından ...’ın sorumlu olduğu, dava ve ıslah tarihine nazaran ıslah talebi hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın ... ve ... Holding A.Ş. yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın ... (... Bank) yönünden kabulü ile; 501,00 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren devlet bankalarınca o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranı ile davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-) 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2012 yılı için 1.690,00 TL'dir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile 501,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın ... Bank A.Ş yönünden kabulü ile 501,00 TL'nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı ... Bank A.Ş. ve fer'i müdahil ... yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, temyiz eden davalı vekili ile feri müdahil vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre bozmadan sonra ıslah yapılamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı ... A.Ş. vekilinin ve feri müdahil ... vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.05.2014 aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... A.Ş'ye iadesine, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.