MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 gün ve 2012/683-2013/506 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/05/2014 gün ve 2014/1823-2014/8506 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Tarım Ltd. Şti'nin %10 hissedarı olduğunu, şirketin 2010 yılında davalılara devrinden dolayı payına düşen 15.300,00 TL’nin müvekkilinin banka hesabına transfer edildiğini, yine davalıların şirket alımından vazgeçmeleri halinde müvekkiline ödenen bedelin teminatı olarak müvekkilinden 2 adet senedin alındığını, şirketin devri kapsamında Orman Bakanlığı'na ait Şirinyer Mevkii'ndeki özel ağaçlandırma sahasına ilişkin olarak 750 dönüm olarak hesaplanan alanın 440 dönüme inmesi sebebiyle davalıların şirket alımından vazgeçtiklerin beyan etmeleri üzerine müvekkiline ödenen 15.270,00 TL’nin geri istendiğini, müvekkilinin bu bedeli iade etmesine rağmen davalıların şirketin geri devrini yapmadıkları gibi, arazinin dönümündeki düşme sebebiyle müvekkiline ödenmesi gereken 14.080,00 TL’yi de ödemediklerini belirterek 14.080,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile aralarında borç doğuracak hukuki bir ilişkinin olmadığını, şirketin devri sırasında şirketin yaklaşık 800 dönüm orman bölmeleri için özel ağaçlandırma başvurusunun mevcut olduğunu, şirketin bu başvurunun kabulü ve sonuçlanması koşuluyla satın alındığını, sonradan yapılan çalışmalar neticesinde henüz kabul edilmemiş olan yaklaşık 300 dönümlük özel ağaçlandırma başvurusunun kaldığını, bu küçülme sebebiyle davacı tarafça kendilerine bir kısım ödemelerde bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 21/09/2010 tarihli noter şirket devir sözleşmesi uyarınca davacı ve bir kısım dava dışı kişilerin davalılara ...Tarım İnşaat Turizm Ltd. Şti'ni 25.000 TL toplam bedel ile devrettikleri, davacı payının %10 olduğu, tanık beyanlarına göre davacı ve diğer şirket ortaklarının ... Orman Mevkii'ndeki 750-800 dönüm civarındaki alanı davalılara özel ağaçlandırma amaçlı olarak tahsisi yaptırıp devredeceklerini taahhüt ettikleri, ancak bu miktarın 290 dönüme düştüğü, bu işlem için de davalıların davacı ve diğer ortaklara ödemede bulunup alanın azalması nedeniyle bir kısım geri ödemelerin yapıldığı, devir sırasında şirkete ait aracın davacıya devredildiği, davacı ile dava dışı ...'nın davalılardan ...'ın alacaklı olduğu 13.270 TL meblağlı senet tanzim ederek davalıya verdikleri, davacının senet bedeli açıklaması ile davalı ... hesabına toplam 15.370 TL havale yaptığı, bu duruma göre davacının, davalılar ile
şirketin noter aracılığı ile devri, özel ağaçlandırma sahası taahhüdü karşılığı bedel tahsili-iadesi, şirkete ait aracı devir alarak alacak-borç ilişkisi ve davalı ... lehine kambiyo senedi düzenleyerek borç altına girme şeklinde dört ayrı hukuki işleme taraf olduğu, senet bedellerinin ödenmesi bakımından ibraz edilen havale dekontları dışında diğer borçlarını tam olarak ifa ettiğine ilişkin iddialarını ve bu kapsamda davalılardan alacaklı olduğu ve alacak miktarını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.