MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 8. Sulh Hukuk (Tuzlu Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 11.10.2012 tarih ve 2011/391-2012/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalıların ... Bankası ... Şubesi yönetmeni ve müdürü olduğunu, tahsil için verdiği senetler için başta sadece 12,50 TL tahsil masrafı bedeli alınacağı belirtilmesine rağmen bir kaç gün sonra hesabından 293,00 TL gibi bir meblağın bloke edildiğini öğrendiğini, banka şubesine sorduğunda bloke edilen miktarın tahsile verilen 5 adet senedin olası protesto olma halindeki masrafının tahsili için konulduğunun bildirildiği, blokenin kaldırılmasını istediğinde, genel müdürlük kararı olduğunu bildirerek geri adım atmadıklarını, müvekkilinin senetlerini geri çektiğini, daha sonra aynı bankanın.../Sahil Şubesi'ne tahsil için verdiğini, bu şubeden, banka genel müdürlüğünün tahsile verilen senetler ile ilgili olası protesto masraflarının bloke edilmesi gibi bir karar ve uygulamasının olmadığını öğrendiğini, banka müşteri şikayet hattına olayı bildirdiğinde bloke işleminin şubece, şubenin güvenliği açısından konduğunun bildirildiğini, şube tarafından keyfi olarak yapılan bu küçük düşürücü hareket yüzünden, 10-15 gün psikolojisinin bozulduğunu, alay konusu olduğunu ileri sürerek, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin banka çalışanları olduğunu, husumetin bankaya yöneltilmesi gerektiğini, manevi tazminat şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka müdürü ve banka personelinin davacıya hitaben söylediği iddia olunan sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği, manevi tazminat ve 818 sayılı BK'nın 41. maddesi şartları olan haksız eylem ve kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve katılma yoluyla davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve katılma yoluyla davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy