MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2013 tarih ve 2012/24-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de ve yurtdışında adına tescilli çok sayıda markasının bulunduğunu, davalının müvekkiline ait "us POLO" ibaresi ile ayırt edilemeyecek kadar aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "asPOLO" ibareli markayı TPE nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasının esas unsurlarının kullanılması ile yapılan bu tescilin yerinde olmadığını ve söz konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanma çabasının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, markalar arasında gerek yazılış ve okunuş gerekse tescilli oldukları emtialar bakımından ayniyet veya ayrt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davalı tarafın marka tescillerinde kötü niyetli davrandığını iddia ederek dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Adana ve çevresinde uzun yıllar aynı sektörde başarılı bir ticari geçmişe sahip olarak çalışmakta olduğunu, davacı şirket markalarının tanınmış marka olmadığını, kötü niyet iddiasının doğru olmadığını, yapılan tescile davacının ses çıkarmadığını ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, POLO ibaresinin anonim bir ibare olduğunu, bir spor dalının adı olduğunu savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu markaların ortalama tüketici nezdinde bütüni itibariyle bıraktıkları izlenim açısından karşılaştırıldıklarında kolaylıkla aralarında KHK.8/1-b anlamında karıştırılma anlamında bir benzerliğin bulunduğu, bu benzerliğin ayırt edilemeyecek derecede olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.