MAHKEMESİ: DEVREK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2013
NUMARASI: 2012/114-2013/375
Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/114-2013/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıların borçlarına karşılık Devrek Akbank Şubesine ait 0022892-4 nolu hesaptan keşide edilen 10/04/2006 tarih Z3181074 seri nolu 12.000,00 TL bedelli; 13/01/2006 tarih Z3183757 seri nolu 2.000,00 TL bedelli; 30/01/2006 tarih Z3181029 seri nolu 4.250,00 TL bedelli çekler ile Halk Bankası Devrek Şubesi'ne ait 304200-00173098 nolu hesaptan keşide edilen 03/03/2010 tarih L 5098998 seri nolu 150.000,00 TL bedelli çeki müvekkiline verdiklerini, müvekkilinin de borçlarına karşılık müşterilerine çekleri ciro ettiğini ancak çeklerin karşılığı olmadığından müşterilerine ödeme yapmak zorunda kaldığını ve çekleri geri aldığını ileri sürerek, davalılardan çek bedelleri karşılığı olan alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı R.. İ.., davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, Halkbank A.Ş. Devrek Şubesi'ne ait 150.000,00 TL bedelli, 03/03/2010 keşide tarihli çekin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca dava konusu çeklerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A.. İ.., dava konusu 150.000,00 TL bedelli 03/03/2010 keşide tarihli ve kendisi tarafından düzenlenmiş olarak görülen çekin, bedeli olmaksızın boş olarak davacının çekmiş olduğu kredi karşılığında TC Ziraat Bankası Devrek Şubesi'ne teminat olarak verildiğini, davacının kredi borcunun ödenmiş olmasına rağmen boş çekin kendisine iade edilmediğini, davacının kendisine vermiş olduğu dava konusu çek karşılığında teminat olarak TC Ziraat Bankası Devrek Şubesi'ne ait Devrek keşide yerli 31.500,00 TL bedelli .. Kuy. Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin keşide ettiği, davacının bizzat imzaladığı çeki teslim ettiğini, kendisinin de bu çeki teminat çeki olduğundan kendisine yönelik borçlandırıcı hiçbir yasal işlem yapmadığını, dava konusu diğer çeklerin ise hatır senedi olduğunu, ayrıca dava konusu çeklerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle hukuken geçerli olmadıklarını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bankaya süresinde ibraz edilmeyen dava konusu çeklerin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davacı olan hamilin kambiyo hukukuna göre müracaat hakkını kaybettiği, ancak keşideci ile hamil arasında temel ilişki varsa çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilmesi gerektiğinden, hamilin temel ilişkiyi diğer delillerle ispat etme imkanının bulunduğu, buna rağmen davacının delil olarak tanık beyanlarına dayanmadığı ve davasını ispata yarar başkaca bir delil ibraz etmediği gibi kendisine hatırlatılan yemin hakkını kullanmadığı, bu haliyle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu çekler, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere zamanaşımına uğramış olmaları nedeniyle kambiyo senedi vasfını kaybettiğinden yazılı delil başlangıcıdır. Davacı, davalıların borçlarından dolayı çek keşide ettiklerini ileri sürerek, temel ilişkiye dayalı işbu alacak davasını açtığına göre, mahkemece, davacıya, davalılar ile arasındaki temel ilişki açıklattırılmak suretiyle, temel ilişkinin ispatı konusunda tanıklarını bildirmesi için kesin mehil verilerek, süresi içinde tanık bildirdiği takdirde, davacı tarafça ismi bildirilen tanıklar ile karşı delil olarak davalı tarafça ismi bildirilen tanıkların dinlenmesi suretiyle taraf delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, henüz inceleme sırası gelmeyen yemin delili hususunda kesin mehil verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.