MAHKEMESİ: İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2013 gün ve 2011/63-2013/57 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.03.2014 gün ve 2013/12820-2014/5888 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış statüsünde marka sahibi olduğunu, buna rağmen davalının müvekkilinin ana unsuru olan “...” markasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “...” ibaresini mısır çerezi ürünlerinde marka olarak kullandığını, davalının markasının diğer unsurları olan “....” sözcüklerinin fark edilemeyecek kadar küçük yazdığını, bu kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek davalının, 2008/07089 tescil nolu “...” ibareli markasının hükümsüzlüğüne, 4.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkili markasının tanınmışlığının tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespit edilerek durdurulup önlenmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtım gereçlerinin toplatılıp imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, davacının kendi markasının tanınmışlığının tespiti konusundaki talebinin reddine, davalının “Mısır Çerezi” ürünlerinde “...” ibaresini kullanmasının; kendi tesciline sadık kalmadan “...” ibaresini öne çıkararak kullanmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tarz kullanımlarının durdurulmasına ve önlenmesine, markaya tecavüz oluşturan ürün, katalog, ilan vs. tanıtım gereçlerinin toplanmasına ve imhasına, davalı adına kayıtlı 2008/07089 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve terkin edilmesine, 4.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy