MAHKEMESİ : ... SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/04/2014 tarih ve 2013/893-2014/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınır iken hasar gördüğünü, tespit edilen 6.730,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 6.730,00 TL hasar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı ile taşıma sözleşmesi yaptıklarını ancak emtianın hasarlandığı araçların ...Dış Ticaret Tur. Ltd. Şti'ne ait olduğunu, ayrıca taşımanın nakliyat ( ...) sigortası ile sigortalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/son fıkrası uyarınca motorlu araç kazalarından kaynaklanan tazminat yükümlülüklerinin, 2 yıllık zaman aşımına tabi bulunduğu, davacının sigortalısına 16.11.2007 tarihinde ödeme yaptıktan sonra işbu davayı 23.12.2009 tarihinde açtığı, yine ... Konvansiyonu'nun 32. maddesinde de 1 yıllık zaman aşımının öngörüldüğü, her iki düzenlemeye göre de davanın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya konu uyuşmazlığın, uluslararası karayolu taşımasından kaynaklanması nedeniyle ... Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunması karşısında her ne kadar 2918 sayılı Kanun'un 109/son maddesinin somut olaya uygulanması doğru değil ise de ... Konvansiyonu'nun 32. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zaman aşımı süresinin, davalı aleyhine başlatılan icra takip tarihinden itibaren de geçmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy