MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/329-2013/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışından konteyner içinde emtia ithal ettiğini, davalıya daha önceden depozito ücreti ödediklerini, ihtarnameye rağmen davalının ödeme yapmadığını, konteynerde hasar oluştuğu belirtilerek 925,45 TL fatura düzenlediğini, konteynerdeki hasardan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek, 3.168,94 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin forwarder olduğunu, taşıma işinin gerçekleşmesine aracılık ettiğini, davacının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin konteynerde taşındığını, davacının kusuru sebebiyle konteyner hasarı oluştuğunu, hasar bedelini konteyner sahibi firmaya ödediklerini, davacının daha önceden ödediği 3.255,38 TL depozito bedelinden bu hasar miktarını mahsup ederek 2.150,67 TL banka hesabına ödeme yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının konteynerdeki emtianın nihai alıcısı olduğu, gümrüklü malın davacının deposuna değil dava dışı firmanın antreposuna boşaltıldığı, konteynerde folklif ile alttan kaldırma sırasında hasar oluştuğu, davacının eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, davalının gerçek zarar sorumlusunu araştırmadan depozitodan hasar miktarını mahsup ettiği, TBK'nun 84. maddesi uyarınca davacının kısmen ifayı reddedebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 3.076,12 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı taraf 3.168,93 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece 3.076,12 TL'na hükmedilmiş olup, AAÜT'nin 12/2. maddesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, 7 KRŞ. vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 7. fıkrasında geçen "7 KRŞ." ibaresinin çıkartılarak yerine "92,81 TL" ibaresi yazılmak suretiyle kararın bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.