MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 gün ve 2008/312-2011/500 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.10.2013 gün ve 2012/2262-2013/18615 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin önceki unvanının ... Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin müdürü olan davalı ...'in, müvekkilinin ... Hastanesi ile olan sözleşmesinin, anjiyo işletme ruhsatını aldıktan 1 yıl sonra mevcut cihaz yerine sıfır cihaz koymamak ve başvurusu kabul edildiği halde leasing yoluyla cihaz temin etmemek suretiyle bilerek feshine sebebiyet verdiğini, daha sonra müvekkili şirketin diğer 2 ortağının da ortak olduğu ... Ltd. Şti. ile sözleşme imzalayıp, müvekkili şirket cirosunun %30’unu bu şirkete aktararak örtülü kar transferi yaptığını, anılan sözleşme feshedildikten sonra sermayesinin %99’una sahip olduğu davalı şirketi kurup hastane ile sözleşme yaparak müvekkilinin verdiği hizmeti vermeye başladığını, TTK'nun sadakat yükümlülüğü ve rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığından meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı gelir kaybının tespiti ile şimdilik 8.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin müdürlük görevinden 29.09.2006 tarihinde, şirket ortaklığından da 19.10.2006 tarihinde ayrıldığından davalı sıfatının bulunmadığını, TTK'nın rekabet yasağına aykırılık halini düzenleyen 335/3. maddesinde belirtilen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddianın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının mali durumunun yenilenmesi gereken anjiyo cihazını satın almaya yeterli olmadığı, davalının cihazı finansal kiralama yöntemiyle temin için üç şirkete başvurduğu, ipotek koşulu sağlanamadığından işlemin gerçekleşmediği, davacının sözleşmenin feshinden kısa bir süre sonra sahip olduğu cihazı satmakla işi terk ettiği, dolayısıyla sözleşmenin feshinin davalının ihmalinden kaynaklandığı iddiasının haklı bulunmadığı, davacı şirketle davalının ilişkisinin ortaklıktan ibaret olduğu, özel olarak men edilmedikçe ortakların rekabetini engelleyen bir yasağın bulunmadığı, davacının bu tarihten önce sahip olduğu anjiyo cihazını hastaneye sattığı, sözleşme tarihi esas alındığında dava tarihi itibariye TTK'nın 335/son madde ve fıkrasındaki 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı şirketin anjiyo cihazını finansal kiralama yoluyla edinme yolunu seçtiği, ipotek koşulu sağlanamadığından finansal kiralama işleminin gerçekleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılmasına göre, şirketin eski müdürü davalı ...’in dava dışı hastane ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmenin iptalinde bir sorumluluğu bulunmadığından davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy