MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/05/2014 tarih ve 2013/340-2014/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009 tarihinde davalının işlettiği trenin devrilmesi sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, tedavi masrafı için 250,00 TL, maluliyeti için 500,00 TL, kaybolan eşyaları nedeniyle 250,00 TL olmak üzere 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatin olay tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya ait trende 27.08.2009 tarihinde yolcu olarak bulunduğu, trenin yaptığı kaza sonucu yaralandığı, olay sebebi ile davalı idarenin %25 oranında kusurlu olduğu, davacının toplam 851,45 TL maddi zararının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarı yükseltilmiş ise de, davanın açıldığı tarihte 1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu ve anılan Yasa'da belirsiz alacak davasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından işbu dilekçesinin dikkate alınmadığı, dilekçenin ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi halinde ise, bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı, davacının manevi tazminat isteminin ise, mali ve sosyal durumu, yaralanma derecesi ile, davalı idarenin kusur oranı dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 851,45 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 375,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy