MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2010/555-2012/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;... Emeklilik A.Ş. ile bireysel emeklilik sözleşmesini akdettiğini, tabi olduğu fon dağılımını değiştirmek için 03.11.2008 tarihinde faks çektiğini, faksın meşgul sinyali vermesi üzerine aynı gün içerisinde e-posta ile dilekçesini şirkete ilettiğini, 04.11.2008 tarihinde şirketten telefonla aranarak dilekçesinden ayrılmak istediği yönünde bir anlam çıkarıldığının ifade edildiğini, müvekkilinin ise niyetinin ayrılmak değil fon değiştirmek için nakte çevirmek istediğini ifade ettiğini, şirket çalışanı bu isteğini belirten dilekçesini fakslamasını istediğini, dilekçenin şirkete 13.11.2008'de ulaştığı, isteğinin yerine getirilmesinin 20.11.2008 tarihinde tamamlandığını, davacının talebinin zamanında yerine getirilmemesi sonucu uğradığı zararın telafisi için başvurduğu birimlerden tatminkar bir sonuç alamadığını, zararının tahsili için icra takibine giriştiğini, takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının vaki itirazının iptalini, kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına neden olan davalının %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 13.11.2008 tarihinde iletmiş olduğu dilekçesi ile ilgili işlemleri şirketin yasal süresi içinde yaptığını, yasal süresi içinde yerine getirilen talebe karşılık davacının şirketi Emeklilik Gözetim Merkezi'ne daha sonra da T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Özel Emeklilik Dairesi'ne şikayette bulunduğunu, Hazine Müsteşarlığı'nın konuyu iyi niyet kuralları içinde değerlendirerek çözümlenmesi önerisinde bulunduğunu, bunun üzerine Şirket Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelikte yer alan bazı hususların açıklanmasına ilişkin sektör duyurusunun, yatırıma yönlendirme ve cezai sorumluluk başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasına göre işlem yaparak katılımcının kayda uğradığı tutarın iki katı 274,09 TL'yi katılımcının hesabına ilave etmek istemişse de 18.09.2009 tarihinde alacaklı söz konusu tutarı almaktan imtina ettiğini, davacının 28.08.2009 tarihinde emeklilik hesabını bir başka şirkete aktarmış olması nedeniyle şirket nezdinde 274,09 TL dışında herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının fon dağılım değişikliği talebini 03/11/2008 tarihinde iletmesine ve talebin 04/11/2008 tarihinde davalı tarafından teyit edilmesine rağmen operasyonel aksaklıklar nedeni ile davalıca talebin geç yerine getirildiğinin tespit edildiği, T.C Hazine Müsteşarlığı'nın 09/05/2008 tarihli ve 2008/23 sayılı sektör duyurusu gereğince davalının fon dağılım ve değişim işlemlerini zamanında yapmaması sonucu fonun ilgili döneme ait getirisinin 2 katı tutarı olarak 274,09 TL hesaplandığı, bu tutarın ayrılma tarihi olan 28/08/2008 tarihi itibari ile fon değerinin 297,31 TL olduğu, davacının davalı şirketten ayrılarak varlıklarını 28/08/2009 tarih itibari ile bir başka şirkete aktarmış olması nedeni ile davalı şirketten alacağının 297,31 TL olduğu sonucuna varıldığı, davacının takip dosyasından dolayı faiz dahil alacağının 300,96 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13556 E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin, 297,31 TL asıl alacak 3,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 300,96 TL üzerinden ve asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve daha sonra değişen ve değişecek oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takip talepnamesi doğrultusunda tahsili amacıyla sürdürülmesine, fazlaya ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy