MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/481-2014/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ithalat ve ihracat işleri yaptığını, davalının ... Şubesi'nin aracılığı ile gümrük işlemlerini gerçekleştirmek üzere anlaşmaya vardıklarını, davalının tüm belgeleri ...'den alınarak 20/11/2003 tarihinde ...Gümrük Müdürlüğü'ne müracaat ederek aynı tarih itibariyle beyanname tescilini gerçekleştirdiğini, muayene aşamasında ilgili memur tarafından eşyanın teslim şeklinin ... olduğu ve her iki faturada yer alan toplam 864.577,07 USD tutarında navlun bedelinin beyan edilmediği dolayısı ile KDV ve gümrük vergisinin eksik olduğu gerekçesi ile beyanname hakkında cezai işlem yapıldığını ve müvekkilinin tahakkuk ettirilen 181.744,65 TL tutarında cezanın ödendiğini, davalının kusuru ile müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, beyanının proforma faturalarına ve ...'nin ilgili şubesince hazırlanan yazıya istinaden yapıldığını, yanlışlığın anlaşmasıyla müvekkilinin ertesi gün düzeltme beyanın da bulunduğunu, ancak gümrük müdürlüğünün keyfi davranarak düzeltme talebini reddettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından doğru bildirim yapılsa idi davacının ithalat işlemi için ödeyeceği verginin 60.581,55 TL olacağı, ancak yanlış bildirim sonucu ceza uygulanması neticesinde 181.744,65 TL ödendiği, davacının gümrük müdürlüğüne 27.08.2010 tarihinde ödeme yaptığı, bu ödemeyi 14.07.2010'da geri aldığı, fazla ödenen 121.163,10 TL yönünden bu tarih aralığı için faiz hesaplaması yapıldığı gerekçesiyle, "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar" kesinleşmiş olmakla, aynı konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ödeme ile ödemenin geri alındığı tarihler arasında işleyen 16.629,63 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili asıl kararı ve tavzih kararını temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemenin 10/04/2012 tarihli ilk kararı ile davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti anılan kararın bozulması ile ortadan kalktığından İKK'nın 40/2. maddesi uyarınca ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski haline iade edilecek olmasına göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece asıl kararla birlikte davalı yararına 6.957,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ve davacı vekilinin talebi üzerine davalı lehine vekalet ücretinin maddi yazım hatası sonucu sehven yazıldığı gerekçesiyle, hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 305/2. maddesi gereğince hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayıp ve değişitirilemeyeceğinden mahkemenin aksi yönde sonuç doğuran tavzih kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 06/05/2014 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy