MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2011 gün ve 2010/226-2011/232 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.09.2013 gün ve 2012/1302-2013/16517 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 118808, 135667, 200/25298 numaralı markalarında yer alan ... ibaresinin, markada esas unsur olarak kullanılamayan tek başına tescili mümkün olmayan ve bu nedenle markada yardımcı unsur olarak kullanılabilecek herkesin kullanımına açık bulunan tasviri bir işaret olduğunu, ayrıca davalı adına tescilli 118808 ve 135667 numaralı markaların tescilli olduğu 05. sınıfta, 200/24089 ve 2002/02830 numaralı markalarının ise tescilli olduğu hiçbir sınıfta kullanılmadığını ileri sürerek 118808, 135667, 200/25289 numaralı markaların 556 sayılı KHK'nın 7/1-c gereğince, 118808 ve 135667 numaralı markaların tescilli olduğu 05. sınıf yönünden, 200/24089 ve 2002/02830 numaralı markaların ise tescilli olduğu bütün sınıflar yönünden 556 KHK'nın 14. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.09.2013 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinde tanınmış markalara bir istisna tanınmamış olmasına, her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 günlü kararı ile 24.06.1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının c bendinin Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu maddenin atıfta bulunduğu aynı Kararname'nin 14. maddesi hükmü uyarınca markanın iptal koşullarının mevcut olmasına ve mahkeme kararının davaya konu markanın iptali ile sicilden terkini şeklinde anlaşılacağının tabii bulunmasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteklerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy