MAHKEMESİ : ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.07.2013 tarih ve 2008/42-2013/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... ’in yapımcısı olduğu “İlahi Adalet”, ”Fiyakalı Enişte”, “Yaşamak İstiyoruz”, “Yazgı” ve Tahrik” isimli filmlerin yapımcı sıfatı ile mali haklarının veraseten varisleri müvekkillerine intikal ettiğini, filmlerin tamamının 1995 yılı öncesinde çekilen ve aleniyet kazanmış sinema filmleri olduğunu, 4630 sayılı Kanun'un koruma sürelerini uzatmasıyla doğan ve oluşan tüm mali hakların müvekkillerine ait olmasına rağmen, filmlerin mali haklarının davalı tarafça hukuka aykırı şekilde kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu filmlerin öncelikle yayın hakları olmak üzere tüm mali haklarının müvekkillerine ait bulunduğunun tespitine, filmlerin kullanımının haksız olduğunun tespiti ile tecavüzün men’ine ve ref’ine, FSEK'ın 80. maddesinde belirtilen bağlantılı hakların veraseten müvekkillerine ait bulunduğunun tespitine, dava konusu filmlerin tamamının çoğaltılması ve her türlü pazarlanması haklarının da veraseten müvekkillerine ait bulunduğunun tespiti ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu filmlerin tüm mali haklarının 1993 yılında yapılan sözleşme ile dava dışı... Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A....ne süre kaydı olmaksızın devir ve temlik edildiğini, müvekkilinin o tarihten beridir filmlere ilişkin hiçbir kullanımı ve tasarrufunun, hak iddiası veya müdahalesinin bulunmadığını, 1993 yılına kadar filmleri ihtilafsız olarak kullandığını, müvekkilinin dava konusu filmler yönünden eser sahipliği ve bundan kaynaklanan hak sahipliği iddiasında bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin hak ihlali veya ihlal tehlikesi bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, filmlerin eser işletme belgelerinin o tarihlerdeki hak sahipliği nedeniyle müvekkili adına olduğunu, davacıların murisinin 1996 yılında vefat ettiğini ve filmlerin piyasada kullanılmaya başlanmasından itibaren yaklaşık 8-10 yıl daha yaşadığı halde hiçbir hak iddiasında bulunmadığını, davacıların iddialarının kötüniyetli olup, zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu filmlerin FSEK'nin 5. maddesi anlamında sinema eseri olup, ilk yapımcısının davacıların murisi olduğu, yapımcı sıfatıyla davacıların murisi ... ’in filmlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan FSEK'nin 8. maddesi gereği eser sahibi olup, davacıların eser üzerinde mirasçı olarak hak sahibi oldukları, eserler üzerindeki mali hakların 20 yıllık koruma süreleri dolduktan sonra eser üzerindeki mali hakların serbest kalması ve 4110 sayılı Kanun değişikliği ile koruma sürelerinin 70 yıla çıkartılması ile eser üzerindeki mali hakların eser sahibine FSEK'nin 59. maddesi hükmü çerçevesinde geri döndüğünden koruma sürelerinin ve davacıların hak sahipliğinin devam ettiği, bu nedenle taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu “İlahi adalet”, “Fiyakalı Enişte”, “Yaşamak İstiyoruz”, “Yazgı”, “Tahrik” isimli beş adet filmin tüm mali ve bağlantılı haklarının davacıların murisi olan ... 'e veraseten davacılar... ve ... 'e ait bulunduğunun tespitine, dava konusu sinema eserlerinin mali haklarının davacılara ait bulunduğundan mevcut ve muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, FSEK'de düzenlenen bağlantılı haklar ve çoğaltma pazarlama haklarının da davacılarda olduğunun tespitine, buna ilişkin muhtemel tecavüzün önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına 5846 sayılı FSEK'nin 27. maddesinin önceki halinde sinema eserleri için aleniyet tarihinden itibaren 20 yıl olan koruma süresinin 4630 sayılı Yasa ile sinema eserleri için 70 yıla uzatılması ve anılan Yasa'nın EK 2/1. maddesine göre de hükmün Türkiye'de mevcut bütün eserlere uygulanacak bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy