Taraflar arasında görülen davada verilen 19/09/2012 gün ve 2011/207-2012/154 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/10/2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “” ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalının anılan markayı adına tescil ettirdiğini, bunun üzerine anılan markanın hükümsüzlüğü istemiyle dava açtıklarını, ancak 25.06.2009 gün ve sayılı kararıyla hükümsüzlük davasının esastan reddine karar verildiğini, davalının anılan yargılama sırasında müvekkilinin hak sahipliğini gösteren 2003 tarihli kataloğunun sahte olduğunu savunduğunu, fakat davalının sonraki tarihlerde, müvekkilinin nezdinde yaptığı tasarım tescil başvurusuna karşı gerçekleştirdiği itirazında ise anılan kararın oluşumuna etki eden 2003 yılı kataloğunun geçerli olduğunu ifade ettiğini, bu şekilde davaya konu e ibareli markanın müvekkili davacılara ait olduğunu ikrar ettiğini, aynı hususla ilgili olarak ayılı dosyasının 20.10.2011 tarihli duruşmasında da benzer biçimde ifade verdiğini, yargılaması yenilenmesi istenilen kararın davalının hilesi ile elde edildiğini, davalının hilesi sonucunda müvekkilinin ilk defa ihdas edip kullandığı ve tanıttığı “bareli markanın davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, HMK'nın 374. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini ve davalı adına tescilli 2005/6703 sayılı ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 08.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy