MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2013 gün ve 2012/433-2013/213 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.03.2014 gün ve 2013/13296-2014/5736 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette 1.612,76 TL pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 29.07.2011 tarihinde genel kurul toplantısı düzenleyip, şirket adına kayıtlı .... Bölge,... 4 pafta, 4825 parsel üzerinde şirketin ana faaliyet konusu fabrika binasının satışına karar aldığını, şirket hakim hissedarının asıl amacının miras hukuku anlamında mal kaçırmak olduğunu, anılan kararın iptali için.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/441 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, anılan davanın reddedildiğini, taraflarınca kararın temyiz edildiğini, davalı şirketin bahsedilen davada mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı halen devam ettiğinden taşınmazın satışını gerçekleştirmek için kötü niyetli olarak olağanüstü genel kurul kararı alarak tasfiye kararı aldığını, 26.07.2012 tarihli olağan üstü genel kurulda her iki davacı adına katılmak için toplantı yerinde hazır olmasına rağmen divan başkanı ve bakanlık komiserinin yetkilerini aşarak ...temsil ettiği vekaletteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle davacının genel kurulda temsilinin engellendiğini, genel kurulda alınan tasfiye kararının objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davalının kesinleşmemiş davada tasfiyeyi seçerek taşınmazın satışını gerçekleştirmek istediğini, şirketin cüzi borçları için 10.000.000 USD değerindeki taşınmazın satışının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 26.07.2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararının öncelikle davacının temsili sağlanmadığı için yok hükmünde sayılmasına, ayrıca alınan karar objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy