Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen 17/12/2013 gün ve 2012/84-2013/329 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Davacı vekili, 06.08.2014 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin 132 sayılı Kanun uyarınca harçtan muaf olduğunu belirterek temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcından muaf tutulmasını istemiştir. 132 sayılı Kanunun "Gelirleri" başlıklı 11. maddesinde sayılan gelirleri ve muameleleri ve sahibi bulunduğu gayrimenkulleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiş ise de, yargılama harçları bu muafiyet kapsamında değildir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434'üncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcı yatırılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince; davacı vekilinin temyiz isteminin reddedilmiş olması nedeniyle ona bağlı olan davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddi gerektiği gibi, davalı vekilinin katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının bulunmaması ve davalı vekilince süresinde temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcı yatırılmamış olması da temyiz isteminin reddini gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, davacı taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 205,80 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.