MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/12/2013 tarih ve 2010/31-2013/663 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.04.2015 günü hazır bulunan davacılardan ... vekili Av. ... ile diğer davacılar vekili Av. ... ve davalı ...Ltd. Şti. Vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisleri ... ve ... kardeşlerin davalı şirkete ait uçakta yolcu iken uçağın 16.02.1998 tarihinde düşmesi sonucu öldüklerini, müvekkillerinin murislerinin desteğin yoksun kaldıklarını ileri sürerek, davacı ... için 924.385.030 TL maddi ve 9.000.000.000 TL manevi, ... için 3.775.589.929 TL maddi ve 6.000.000.000 TL manevi,... için 4.000.000.000 TL manevi,... için 11.389.657.379 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi, ... için 956.293.171 TL maddi, 4.000.000.000 TL manevi, ... için 2.056.971.042 TL maddi, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.07.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile ... için 4.089.270,793 TL, ... için 14.072.795.232 TL, ... için 145.344.849.397 TL,... için 4.901.442.480 TL ve ... için 7.933.303.467TL maddi tazminat olmak üzere toplam 177.061.661.369 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muris...’in kaza yapan uçağın pilotu olduğunu ve kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü raporu ile sabit olduğunu, diğer muris ...’ın ise yolcu olmayıp muris ... tarafından uçuş planında gösterilmeksizin uçağa alındığını, olsa olsa hatır taşıması olarak değerlendirilebileceğini, zira uçağın kargo taşımacılığı yaptığını, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 137. maddesinde zararın doğmasına ve artmasına, zarar uğrayanın davranışlarının yol açması durumunda işletenin tazminat borcundan tamamen veya kısmen kurtulacağının belirtildiğini, olayda pilot ...’in kusurlu olması nedeniyle tazminat yükümlülükleri bulunmadığını, aksi düşünülse dahi BK.nun 43-44. maddeleri gereğince tazminat miktarında hakkaniyet ölçülerinde indirim yapılması gerektiğini, istenen tazminatın yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu kazanın mekanik bir arızadan kaynaklanmayıp pilotaj hatasından kaynaklandığı, davacıların murisi ...'nun kaza yapan uçakta ikinci pilot olduğu, ...'nun ise ...’nun kardeşi olup davalı ile iş ilişkisi bulunmayıp hatır yolcusu olduğu, muris ... yönünden BK'nun 55. maddesi uygulanamayacağından bu murise yönelik davacılar ... ve ...'nun maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, kazanın meydana gelmesinde pilot ...'ın % 70, ikinci pilot ...'nun % 30 oranında kusurlu olduğu, 15.04.2002 tarihli aktüerya raporunda davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının tespit edildiği, sorumlu pilot ...'ın % 70 kusur oranı bu raporda belirtilen tazminat miktarlarına oranlanarak yeniden ek rapor alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davacıların maddi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ... için 101.741,00 TL, ... için 3.431,00 TL, ... için 5.553,00 TL olmak üzere toplam 110.725,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, davacılar ... ve ... ile diğer davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL,... için 3.000,00 TL, ... için 4.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.697,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy