MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/10/2013 tarih ve 2013/26-2013/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 2 adet ayva bahçesinin davalı sigorta şirketine tarım sigortası kapsamında sigorta ettirilmesine ve 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle sigorta kapsamında bulunan ürünlerin hasar görmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 17.000,00 TL'nın davalıya müracaat tarihinin 8 gün sonrası olan tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak sigorta poliçelerine göre meyve ağaçlarında don teminatının çiçeklenmenin son bulması ve meyve oluşumuna geçilmesi ile başladığını, bu nedenle riskin teminat kapsamı dışında kaldığını, ödeme yapılmadığını, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, don olayının ayvada çiçeklerin meyveye dönüşmüş olduğu dönemde hasara neden olduğu ve poliçelerde belirtilmiş ürüne zarar verdiği, riskin sigorta teminatı kapsamında kaldığı, davacının zararı 17.272,50 TL olduğu kanaatine varılmış ise de, talep ile bağlı kalınarak 17.000,00 TL'nin davalıdan tahsilinin gerektiği, taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümlerine göre son hasat tarihi ekim ayının 4 haftası olarak gösterilmiş olup ödemenin de hasat tarihinde önce olamayacağı ve en geç hasat tarihinde itibaren 30 gün içerisinde yapılacağının düzenlenmesine göre davalının faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin 30/11/2007 tarihi olarak kabulü gerektiği, davalı tarafça her ne kadar sigortalının beyanına istinaden poliçe iptalinin düzenlendiği ve yatırılan priminin iade edildiği iddia edilmiş ise de, bu iddiasının Yargıtay bozma ilamından sonra vuku bulmuş olması ve iddianın davacı tarafça muvafakat edilmemesi, davalı tarafça poliçenin tek taraflı iptal edilmiş olması ve bu nedenle iade edildiği iddia edilen primlerin ise davacı hesabına aktarılmamış olması nedenlerine göre, bu yöndeki davalı tarafın iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.000,00 TL’nin 30.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tarafından davacıya prim iadesi yapıldığının belgelenememiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 870,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy