MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 tarih ve 2013/9-2013/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... San. Tic. A.Ş. adına tescilli 27.07.2011 gün ve 2011/7421 sayılı faydalı modelin yasal tescil koşullarını taşımadığını ileri sürerek; bahsi geçen faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yerleşim yerinin ... Mah., ..., No: 10 ... .../ ... olduğunu bu nedenle yetkili mahkemenin ... ... Fikri Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu davacı aleyhine hükümsüzlüğü istenen faydalı modele tecavüz nedeniyle açılan davanın görülen dava ile birleştirilmesi gerektiğini ve faydalı modelin kendileri tarafından tasarlandığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, 551 sayılı KHK'nın 166. maddesi delaletiyle 137/4. maddesi uyarınca patent sahibine karşı açılacak davalarda davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olacağının belirtildiği bu haliyle yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olan ... ... Fikri Sınai Haklar Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olması halinde ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği" düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, yargılama giderlerinden olan karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, yerel mahkeme kararının anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 2.bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme ilamının hüküm fıkrasının davacı şirkete harç yükleyen 4. bendinde yer alan "24,30 TL yetkisizlik ilam harcının davacı şirketten alınarak hazineye irad kaydına" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy