MAHKEMESİ : ... (KAPATILAN) 36. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2014 tarih ve 2013/187-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.12.1999 tarihinde toplam 600.000 DEM parasını... A.Ş....Şubesi'ne yatırdığını, parasını almak için bankaya gittiğinde banka hesaplarına el konulması nedeniyle 22.12.1999 tarihi itibariyle parasını almasının mümkün olmadığının söylendiğini ve bankanın bu tarihte temerrüde düştüğünü, müteaddit başvurularının sonuçsuz kalması üzerine 19.8.2009 tarihinde açtığı davanın...21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/110 E-114 K sayılı kararıyla kabul edilerek paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre yürütülecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın onandığını ve paranın icra vasıtasıyla tahsil edildiğini ancak, tahsil edilen paranın ve geç tahsilat nedeniyle alınan faizlerin müvekkilinin kaybını karşılamadığını ve temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığını ileri sürerek, munzam zararın tespitiyle temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının... A.Ş ... Şubesi nezdinde bulunan ...no’lu hesabı üzerinden 30.11.1999 tarihinde 500.000,00 DEM ve 07.03.2000 tarihinde de 100.000,00 DEM dövizin...... Limited’e gönderilmesi için talimat verdiği,...21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/110-114 E-K sayılı kararı ile hükmolunan ve Dairemizin 2012/3626 E-1338 K sayılı ilamı ile onanan miktarın ilamlı takip kapsamında 12.04.2013 tarihinde 1.160.358,29 TL olarak davacıya ödendiği ancak, davacının bundan daha önce...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/63 E- 2005/33 K. sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın erken açılmış olması nedeniyle reddedildiği, bu hukuki süreç sonunda...21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davanın, davalı bankaya karşı açılabildiği, anılan bu sürecin gösterdiği gibi, paranın doğrudan davalı banka nezdinde bulunan bir mevduat olarak kabulünün mümkün olmadığı, munzam zarar için varlığı öngörülen temerrüt şartının gerçekleştiğini kabule imkan bulunmadığı gibi, yine bu süreçte davalı bankanın kusuru olduğunu söyleme imkanın da olmadığı, temerrüt faizi dışındaki zarar ile borçlunun temerrüdü arasında illiyet bağının hiç bulunmaması veya salt mantıkî illiyetin bulunması halinde, borçlunun zarardan sorumlu tutulamayacağı, yargılama sürecinin birden fazla safhada ve uzun bir süreç sonrasında sonuçlanması ve sürecin belirtilen bu nedenlerle uzaması bakımından davalı bankaya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, bu itibarla munzam zarar isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, munzam zarar istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının daha önce açmış olduğu ve temyiz incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleşen davası sonrasında yabancı para alacağını 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince oluşacak faiziyle birlikte tahsil ettiği, bu davada ise munzam zarar talep ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı, döviz faizini aşan bir zararı olduğu iddiasıyla davayı açmış ise de, zararın ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispat etmiş değildir. Bu durumda, HGK'nun 2001-19/1086 E, 2002/371 K. sayılı kararı da göz önünde bulundurulduğunda davanın bu sebeple reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetli değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy