MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2013/60-2013/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karşı taraf/alacaklı vekilinin talebi üzerine, ihtiyati hacze itiraz eden/borçlunun, aralarında imzalanmış bulunan 31.01.2012 tarihli sözleşmeden doğan borcunu ödemediği gerekçesiyle, ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiş, ancak ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilince, ihtiyati haciz talep eden şirketin hacze konu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı ve rehin alacağının doğmadığı, 31.01.2012 tarihli sözleşmenin bir kredi sözleşmesi olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın muaccel olmadığı, aksine müvekkilinin alacaklı bulunduğu ileri sürülerek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.
Karşı taraf/alacaklı vekili, müvekkilinin alacağının sabit olduğunu belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu ihtiyati haciz kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu yetkinin münhasır yetki kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen tarafından geminin bu mahkemenin yetki alanından çıkarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetki alanına girdiği iddia ve ispat edilmediğinden mahkemenin yetkili olmadığı, öte yandan MÖHUK m. 22 gereği gemi alacakları bakımından menşei ülke hukukunun uygulanması
gerektiği, somut olayda uygulanacak hukukun Saint Vincent & Grenadines Hukuku olduğu, anılan ülkenin 1993 Cenevre Gemi İpoteği ve Gemi Alacaklısı Hakkındaki Uluslararası Sözleşme'yi kabul ettiği, bu ülkenin kabul ettiği hükümlerin 6102 Sayılı TTK ile uyuşduğu, bu hükümlere göre ihtiyati haciz talep edenin alacağının 6102 Sayılı TTK'nın 1320. Maddesi gereğince; gemi alacağı olmadığı, deniz alacağı olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir ipotek sağlamadığı, gemi üzerinde rehin hakkı doğurabilmesi için gemi siciline tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, ihtiyati hacze itiraz eden vekili yetki itirazının yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının yetki itirazı kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin yetkisiz olduğu hem de talep konusu alacağın kanuni rehin hakkı doğurmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'ya göre yetki itirazı usule ilişkin ilk itirazlardan (dava engelleri) olup, mahkemece, dava şartlarının tam olduğu anlaşılırsa, öncelikle ilk itirazların incelenmesine geçilir. Yetki ilk itirazının kabulü halinde mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılamaz. Bu itibarla mahkemece, isabetli olduğu şekilde, mahkemenin yetkili olmadığı tespit edildiği halde işin esasına da girilerek bu yönden de gerekçe oluşturulmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın gerekçe kısmından mahkemenin esasa ilişkin değerlendirmesinin çıkarılarak salt yetkisizlik yönündeki gerekçesi bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin salt yetkisizliğe dair gerekçesi bakımından kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy