MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 gün ve 2011/222-2012/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/05/2014 gün ve 2014/460-2014/8594 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Profesyonel Aracılık Hizmetleri ...ı” unvanlı şahıs şirketinin sahibi olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 20.06.2002 tarihinde sigorta acentelik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle müvekkilinin Profesyonel Aracılık Hizmetleri unvanı ile çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu şahıs şirketini 2003 Kasım ayında kapattığını, akabinde ise “... Sigorta Aracı Hizmetleri Ltd. Şti”'yi kurduğunu, davalıya diğer şirketin kapandığını ve 2003 Aralık ayından itibaren acentelik işlerini yeni kurduğu şirket üzerinden yapılacağının bildirildiğini, bunun üzerine bildirimin yapıldığı tarihten itibaren tüm işlemlerin yeni kurulan şirket üzerinden devam ettiğini, ancak davalının 01.06.2009 tarihi itibariyle eski şirketin ismi üzerinden işlemlere devam ettiğini, müvekkilinin bu durumu davalıya bildirdiğini, bunun üzerine davalının daha önce şahıs adına olan acentelik sözleşmesini şirket adına devralması için yeni kurulan limited şirkete gönderdiğini ve şirket tarafından imzalanarak davalıya gönderildiğini, davalının bu kere müvekkilinin kapattığı şahıs şirketine ilişkin borç protokolü imzalanması gerektiğini, aksi halde acentelik sözleşmesinin iptal edileceğini bildirdiğini, bunun üzerine 23.11.2009 tarihinde müvekkilinin protokolü imzalandığını ve protokolde yazılı borca karşılık davalının vadeli senetler aldığını, davalının protokolün imzalanmasının ardından 18.03.2010 tarihinde tüm borç ve faizleri yeni bir borç protokolüne bağlandığını ve aynı borcun yeni kurulan limited şirket adına ödenmesini kabul ettiklerini, ancak davalının buna rağmen müvekkilinden aldığı ilk protokole ilişkin senetleri iade etmediğini, ikinci protokolle ilk protokolün geçersiz hale geldiğini ileri sürerek, 23.11.2009 tarihinde imzalanan protokol gereğince davalı yana verilen; 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.12.2009 ödeme tarihli 35.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.12.2009 ödeme tarihli 10.306,00 USD bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 28.01.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 25.02.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.03.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, aynı düzenlenme tarihli, 29.04.2010 ödeme tarihli, 90.000,00 TL bedelli, aynı düzenlenme tarihli, 28.05.2010 ödeme tarihli, 48.250,00 TL bedelli senetlerin bedelsiz kaldığından iptaline, senetlerin davalıdan istirdatına, bu senetler haksız olarak icra takibine konu edileceğinden bu senetlerin icra takibine konu edilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gerekçe ilave edilerek onanmışır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.