Taraflar arasında görülen davada verilen 09.02.2010 gün ve 2008/162-2010/22 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.09.2013 gün ve 2012/17014-2013/16299 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin babasının 1960 yılından itibaren "" markası altında köftecilik mesleğini icra ettiğini, müvekkili ve ailesi tarafından markanın geniş halk kitlesine tanıtıldığını çeşitli köşe yazılarına ve haberlere konu olarak ülke genelinde şöhret olduğunu, 2005/22452 tescil no ile " markasını tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinden 1 yıl evvel tescil no ile haksız ve kötüniyetli olarak markasını tescil ettirdiğini, davalının sektörde " markası ile bilindiğini, müvekkilinin üstün öncelikli hak sahibi olduğunu ileri sürerek 2004/12940 nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve hükmün ilanını, birleşen davada ise davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili asıl davada davanın reddini, birleşen davada ise müvekkilinin 1962 yılından itibaren "" olarak hizmet verdiğini yıllarca dükkanının bir tarafında " diğer camında ise " " ibarelerini kullandığını , müvekkili adına ilk defa 4/10/2002 yılında 29 ve 43. sınıflarda "" markası için müvekkilinin kardeşinin oğlu sahip olduğu adına müracaatta bulunulduğunu, tarafından bu talebin reddedildiğini, ancak müvekkilinin bu ibareyi kullanmaya devam ettiğini ve 2004/12940 nolu markası için ye müracaat ettiğini ve tescilin gerçekleştiğini, uyuşmazlığa konu marka üzerinde üstün öncelikli hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ve müvekkili tarafından bu markanın kullanılarak maruf hale getirildiğini ileri sürerek nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
.../...
-2-
Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 23.09.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl davadaki uyuşmazlık, 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı öncelik hakkına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nin 8/1-b, 8/3 ve 42'nci maddelere dayalı olarak davalı adına tescilli 2004/12940 sayılı markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Her ne kadar, mahkemece tarafların ayrı ayrı sessiz kalmaları sebebiyle dava açma hakkının kaybedildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de, işbu dava anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 42'nci maddesi ve Dairemiz yerleşik kararları itibariyle tescilden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına göre, süresinde açılmış bir hükümsüzlük davası bulunduğu halde açıklanan gerekçeye dayalı olarak ret kararı verilmiş olması isabetsizdir. Bu nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak açılan davaya konu uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, davalının tescilden önceki kullanım süresi dikkate almak suretiyle sessiz kalındığından bahisle yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu yönden bozulması gerektiğinden, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2013 gün ve sayılı onama kararının asıl dava yönünden kaldırılarak kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2013 gün ve sayılı onama kararının asıl dava yönünden kaldırılarak mahkeme kararının asıl davada davacı-birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy