MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2012/250-2013/226 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden davalılarca tahsil edilen paranın müvekkili tarafından birçok defa geri istenmesine rağmen geri verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin ... (Asliye Hukuk) Mahkemesinde davalılar aleyhine dava açtığını ve açılan dava sonucu anılan yabancı mahkemece davalıların 25.605,50 Euro ana parayı faiziyle birlikte müvekkiline ödemelerine karar verildiğini, kararın usulüne uygun olarak davalılara tebliğ edildiğini ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, bu suretle 5718 sayılı MÖHUK'nın ilgili maddelerinde düzenlenen tenfiz şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkemece verilen kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesine uygun şekilde tebliğ edilmediğini, yabancı mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul hukuku kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, anılan kararın Türk kamu düzenine aykırı sonuçlar doğurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme tarafından dava dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, herhangi bir savunmada bulunmadıkları, ayrıca yabancı ilamın da usulüne uygun olarak davalı vekiline tebliğ edildiği ve temyiz yoluna başvurulmayarak yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği, dava konusu ilamın Türk kamu düzenine aykırı olmadığının benzeri olaylarda Yargıtay tarafından verilen kararlarda da belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Federal ... Cumhuriyeti ... (Asliye Hukuk) Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2010 tarih ve 15 O 11416/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy