MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2014 tarih ve 2013/289-2014/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği personel taşıma hizmeti karşılığında kestiği 30.11.2009 tarihli 2.129,90 TL ve 31.12.2009 tarihli 2.578 TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olmasına rağmen ödenmediğini, fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe ise davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin 23.03.2010 tarihli tahsilat makbuzuyla son bulduğunu, anılan makbuzla davacının 2.240 TL nakit, 2.840 TL’lik çekle ödeme aldığını, davacının aynı makbuzla müvekkilden başka alacağı kalmadığını beyan edip imzaladığını, davacının müvekkilinden alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili taraflar arasında ibraname düzenlendiği ve borcun sona erdiğini iddia ederek tahsilat makbuzu başlıklı 23.03.2010 tarihli belgenin ikinci nüshasını dosyaya ibraz ettiği, belge içeriğinde “davacının davalı şirketten tüm alacağını aldığı ve başka alacağı kalmadığı” beyanının yazılı olduğu, anılan belgenin aslını sunması için davacıya verilen kesin sürede davacının belge aslını sunamadığı, bu durumda anılan belgenin ibraname olarak kabulünün gerektiği, davacının takipte haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40 oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy