MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/545-2014/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin personel taşıma işi ile iştigal ettiğini ve davalıya taşıma hizmeti verdiğini, hakettiği taşımacılık ücretinin bir kısmı olan 6.014,88 TL'nin davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı şirkete bahse konu alacağa ilişkin faturaların elden tebliğ edildiğini ve mutabakat sağlandığını, ancak defalarca talep edilmesine rağmen ödenmediğini, davalı aleyhine yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin cari hesaplarının detaylıca incelenmesine rağmen böyle bir alacak kaydına rastlanılmadığını, davaya konu miktarların tanıkla ispat sınırını aşması nedeni ile davacının tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını belirterek, davanın reddi ile takibi haksız ve kötüniyetli başlatan davacının reddedilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu icra takibine dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıya ait ticari defterlerde dava konusu iki adet faturanın, cari hesap kullanılmayarak, ücreti peşin alınmış olarak kasa hesabında kayıtlı olduğu, davalı taraf ticari defterlerinde de havale gönderimi şeklinde hesap bakiyesinin kapatıldığı, dolayısıyla icra takibine dayanak faturaların ödendiği hususu taraflara ait ticari defterler ile sabit olup, ticari defterlerde ödendi olarak kayıtlı olmasına rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasının ancak yazılı delil ile ve davacı tarafça ispatlanması gerektiği, bu hususta yazılı delil ibraz edilmediği, davalı şirket temsilcisinin de mahkeme huzurunda icra takibi ile talep edilen fatura borcunu davacıya ödediği hususunda yemin ettiği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı tarafça davalı aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığı ispatlanmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 77,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy