MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2014 gün ve 2013/245-2014/84 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.06.2014 gün ve 2014/5975-2014/11621 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari işletmesinin faaliyetlerine 3 sene önce son verdiğini, ticareti terk etmesi nedeniyle 2009 ve 2010 yılına ait faturalar, gider pusulaları, imza sirkülerini, vekaletname, kira sözleşmesi, tüm defter ve belgeleri kiralık bir depoya koyduğunu, müvekkilinin şehir dışında bulunduğu sırada söz konusu depoda meydana gelen hırsızlık olayında, müvekkiline ait belgelerin çalındığını ileri sürerek, 2009 ve 2010 yılına ait faturalar, gider pusulaları, imza sirküleri, vekaletname, kira sözleşmesi, tüm defter ve belgelerin zayii olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece,davacının TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca 15 günlük süre içinde başvuruda bulunduğundan bahsedilemeyeceği, süresinde başvurduğunun kabulü halinde dahi, dışarıdan rahatlıkla ulaşılabilecek plastik bir balkon kapısı bulunan depoya söz konusu belgeleri koymakla davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu, öte yandan hırsızın kendisi açısından ekonomik değeri yok denecek düzeydeki defter, fatura ve belgeleri çalmasının yaşamın olağan akışına ve gerçeklere ters düştüğü, TMK’nın 2. maddesi gereğince, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.06.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy