MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 gün ve 2013/472-2013/617 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 26/05/2014 gün ve 2014/3155-2014/9700 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009 tarihinde davalının işlettiği trende yolcu olarak bulunmakta iken trenin devrilmesi sonucunda yaralandığını, davalının TTK'nın 806. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin tedavi masrafları için 250 TL, kaza sırasında kaybolan ve zarar gören özel eşyalarının bedeline mahsuben 250 TL, sürekli maluliyetine binaen 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kuruluşun kusurunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının yolcu olarak bulunduğu trenin devrilmesi sonucu yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle kalıcı bir sakatlığının bulunmadığı, davacının kaybolan eşyaları nedeniyle zararının meydana geldiği, ancak davacının tedavi giderleri ile ilgili zararını ispat edemediği, bu nedenle Yargıtay bozma ilamı da göz önüne alındığında davacının eşyalarına ilişkin talep ettiği maddi tazminat istemi dışındaki istemlerinde haksız bulunduğu, davacının olaydan manevi olarak etkilenmesinin hayatın olağan akışı içerisinde kabulünün yasaya ve adalete uygun olacağı, buna ilişkin takdir edilecek olan bedelin tarafların koşulları değerlendirildiğinde 5.000 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle 150,00 TL eşya zararına ilişkin tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.05.2014 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise vekalet ücreti dışındaki diğer temyiz itirazları reddedilerek, karar vekalet ücreti yönünden davalı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 11.540 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı ... vekili Dairemizin 26.05.2014 günlü ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de mahkemece davalı aleyhine toplam 5.150,00 TL tazminata hükmedilmiş olmasına göre davalı aleyhine karar verilen miktarın, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen tüm karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy