MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2013 tarih ve 2012/161-2013/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yasal ciro silsilesiyle kendisine ulaşan 65 adet çeki kaybettiğini ileri sürerek, çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı iptali istenen çeklerin hesap sahibi olan dava dışı şirketin temsile yetkililerinden biri olduğundan çek iptali davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığı, çeklerin davacının şirketten şahsi alacağına karşılık verildiği düşünülse bile, davacının davaya konu edilen çeklerin yetkili hamili olduğu ya da çekler üzerinde hak sahibi bulunduğu konusunda yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayii nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin dava konusu çekleri ciro silsilesiyle aldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından iptali istenen çeklerin davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirkete ait olduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818/1 maddesine göre çekin keşideci tarafından bizzat kendi emrine düzenlenmesi mümkündür. Davacının kendi lehine düzenlenen çeki şirket yetkilisi olarak imzalaması tek başına çeki geçersiz hale getirmez. Bu nedenle, mahkemenin davacının çek hesap sahibi şirketin yetkililerinden biri olması ve çekin yetkili hamili olduğu hususunda yeterli kaanat oluşmaması şeklindeki red gerekçesi yerinde değilse de, davacı vekili temyiz dilekçesinde çek bedellerinin haricen ödendiğini beyan etmiş olmakla, çekin zayii nedeniyle iptalini talep etmekte hukuki menfaati bulunmadığından davanın reddi sonucu itibariyle doğru olup, hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy